• Mali ve Finansal Raporlama Paketi
  • Satış ve Pazarlama Stratejileri
  • Fonksiyonel Şirket Yönetimi ve İnsan Kaynakları
  • Üretim ve Hizmet Operasyonları Yönetimi
  • Kâr Arttırma Yöntemleri Tüm Projeler ve Eğitimler
  • Online Destek Projeleri
  • Araştırmacılık herkesin görebildiğini görüp, bunlardan hiç kimsenin düşünemediklerini çıkarmaktır. - Albert S. Gyorgyi
  • Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir. - Thomas Edison
  • Yalnız işsiz adamlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur. - Sokrates
  • Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır, sadece pes etmişlerdir. - Paul Mayer
  • Yapılmış küçük işler, planlanmış büyük işlerden çok daha iyidir. - Peter Marshall
  • Hata değil, çözüm bulun. - Henry Ford
  • İşleriniz iyi gidiyorsa eğitim bütçenizi iki katına çıkarın, kötü gidiyorsa dört katına. - Peters
  • Çağımızın bir özelliği de, araçların kusursuzluğu yanında amaçların belirsizliğidir. - Albert Einstein
  • Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir. - Cicero
  • Başarılı bir takımın bir çok eli ama tek bir beyni vardır. - Bill Bethell
  • Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler. - Mevlana
  • Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. - Ziya Paşa

Kâr Nedir?

 

Kâr bir şirketin hayat kaynağıdır. Kâr eden şirketler doğru yönetildiği takdirde kısa sürede büyürler. Büyüdükçe kârları artar, kârları arttıkça büyürler.

Kâr düşük maliyetli kaynaktır (özsermaye maliyeti).

Kâr, en üst seviyede şirket başarısını gösteren Performans Kriteridir. Bir şirketin performansı önce kârlılığına göre değerlendirilir.

Kâr, başarınızın en büyük ödülüdür. Tahsilâtlarınızı müteakiben ödülünüzü almış olursunuz.

Bankaların bir şirkete kredi vermek için ön koşullarından biridir: “Son 3 yılın herhangi birinde kâr olmalıdır”. Bununla birlikte kârlılığı yüksek şirketler diğerlerine nazaran daha kolay kredi alabilmektedir.

Günümüzde, yoğun rekabet nedeniyle, şirketlerin büyük kısmının en önemli problemi kârsızlıktır.

Kârsızlık şeker hastalığı gibidir. Hemen öldürmez, ancak yavaş yavaş kalıcı bir şekilde şirkete hasar verir.

Kârsızlık problemi yaşayan şirketler önce nakit sıkıntısı yaşamaya başlarlar, bunu çözmek için bankaya giderler, sağlanan kaynağın maliyeti giderleri arttırır, giderleri karşılamak için daha çok satış yapmak gerekir, plansız daha çok satmanın tek yolu fiyat düşürmektir, bu da kârsızlığı daha da arttırır, daha çok kredi ihtiyacı doğar, kredi alabildiği, nakit yaratabildiği sürece şirket yaşar, nakit yaratma, ortakların mal varlığının satılarak sermaye konması şeklinde de olabilir, ancak her türlü borçlanma artar, bu döngü şüphesiz ki şirketin yok olmasına kadar devam eder. Bu döngüyü bozacak tek unsur kâr edebilmektir.

Şirket sahipleri, banka banka gezerek kârsızlıktan kaynaklanan likidite sıkıntısına geçici çözümler aramak yerine, yatırım yaparak aldıkları riskin karşılığını kâr ederek görüyor olmalıdır.

Makro ekonomik açıdan yaklaşılırsa ülkeler kâr eden şirketlerle kalkınır. Ancak; çoğunlukla bankaların kâr edebildiği ülkemizde, en önemli sorunlardan biri kârsızlık demektir.