• Mali ve Finansal Raporlama Paketi
  • Satış ve Pazarlama Stratejileri
  • Fonksiyonel Şirket Yönetimi ve İnsan Kaynakları
  • Üretim ve Hizmet Operasyonları Yönetimi
  • Kâr Arttırma Yöntemleri Tüm Projeler ve Eğitimler
  • Online Destek Projeleri
  • Araştırmacılık herkesin görebildiğini görüp, bunlardan hiç kimsenin düşünemediklerini çıkarmaktır. - Albert S. Gyorgyi
  • Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir. - Thomas Edison
  • Yalnız işsiz adamlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur. - Sokrates
  • Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır, sadece pes etmişlerdir. - Paul Mayer
  • Yapılmış küçük işler, planlanmış büyük işlerden çok daha iyidir. - Peter Marshall
  • Hata değil, çözüm bulun. - Henry Ford
  • İşleriniz iyi gidiyorsa eğitim bütçenizi iki katına çıkarın, kötü gidiyorsa dört katına. - Peters
  • Çağımızın bir özelliği de, araçların kusursuzluğu yanında amaçların belirsizliğidir. - Albert Einstein
  • Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir. - Cicero
  • Başarılı bir takımın bir çok eli ama tek bir beyni vardır. - Bill Bethell
  • Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler. - Mevlana
  • Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. - Ziya Paşa
MAKALELER

TÜRKİYE'DE ŞİRKET KARLARI NEDEN DÜŞÜK?

ô  ISO’nun ve diğer kurumların yayımladığı rakamlar; özellikle 2005’te şirketlerin karlılıklarının ciddi şekilde eridiğini işaret ediyor. Sizce bu sorun daha çok, küresel trendlerin (Ör: Türkiye’nin üretim tabanının bazı sektörler için uygun olmaktan çıkması..) etkisi mi yok Türk şirketlerinin yönetim zaafiyetlerinden mi kaynaklanıyor?
 
 
 
 
Küresel trentlerin de etkisi olmakla beraber asıl problem şirketlerin yönetim tekniklerini bilmemeleri, bilseler bile uygulayamamalarıdır. Maalesef Türkiye’de “Bedevilerle Medenilerin savaşını, Bedeviler kazanırlar”. Maliyet hesabını bilmeyen, rekabet tekniklerini bilmeyen, fiyatlamayı bilmeyen kötü işletmeler,  tüm bunları bilen işletmeleri zorda bırakmakta ve hem kendilerine hem de rakiplerine zarar vermekteler. 
 
 
 
 
Aynı zamanda enflasyonun düşmesi de problemi olan şirketleri ortaya çıkarttı. Eskiden enflasyon şirket karsızlığını örtüyordu. Sürekli yapılan zamlar işletme içinde yapılan yanlışları örtüyorken artık bu silah ortadan kalkınca işletmenin gerçek karlılığı ortaya çıkıyor.
 
 
 
 
Türk şirketleri artık kârlılık modellerini ve kâr artırma çalışmalarını öğrenmek zorundalar. Artık rekabet savaşını bedeviler değil, medeniler, yani, kar etmesini yönetim tekniklerini uygulayarak bilenler kazanmalıdır ve kazanacaktır.
 
 
 
 
 
 
ô  Siz Türk şirketlerinin açıkladığı bu rakamların ne kadar gerçekçi olduğu inancındasınız. Acaba şirketler, kayıt dışına yönelerek karlılıklarını gizleme yolunu mu seçiyorlar?
 
 
 
 
Türk şirketleri tamamen vergi amaçlı bilânço ve kar zarar yani raporlama hazırladıkları için Yönetsel amaçlı raporlamayı tamamen unutmuş durumdalar. Bazı firmalar kayıt dışına giderek karlılıklarını saklarken aslında karlılıklarını kendilerinden de saklamakta olanlar var tabiî ki .  Dolayısı ile işletmelerimiz gösterge tabloları yanlış rakamlar gösteren bir uçak gibi gitmekteler. Dağa çarpacakları belli değil mi?
 
 
 
 
Türkiye’deki nadir Kişisel Gelişimcilerden Mümin Sekman’ın bir benzetmesi var: Kar için Fedakârlık mı yapıyorsunuz yoksa Günahkârlık mı yapıyorsunuz?
 
 
 
 
İşin esasını kaçırmamak lazım; “Kar elde etmek için “fedakâr” olmak gerekir” diyor. Neleri feda etmeniz gerektiğini bulmanız ve karlılık modellerini bulup uğraşarak, zorluklara göğüs gerekerek, yaptığınız işi değiştirerek fedakârlık yapmanız gereklidir.  
 
 
 
 
Ancak bazı işletmeler ise “günahkâr” yollarla karlılıklarını artırmaya çalışabiliyorlar. Kâr için günah işliyorlar. Vergi bir tarafa, az maaş veriyorlar, borçlarını geç ödüyorlar. Bunu adına da kar etmek diyorlar. Günahkârlıkla kâr elde edilemeyeceğini, ancak fedakârlık yaparak iş yapış şekillerini değiştirmeleri gerekmektedir. Bu da Karlılık Yönetim Modeline geçmeleri gerekmektedir.
 
 
 
 
 
 
ô  Siz Türk şirketlerinin genel karlılık düzeylerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
 
 
 
Türk şirketlerinin genel karlılık düzeyleri olması gerekenin yarısı seviyelerindedir. McKinsey’in yurt dışında yapmış olduğu araştırma gösteriyor ki şirket başarısının esas temelleri; dış etkenlerden ziyade Yönetim Becerisinde yatmaktadır. Hâlbuki basit Kar Modellerini biraz olsun uygulasalar ciddi miktarda başarı sağlarla. Ürünlerinin Kar Matrislerini çıkartsalar, Yönetim Karlılık Raporlarını oluştursalar, Ürünlerini Yalnız bırakacak çalışmayı başlatsalar, Kar takımlarını oluştursalar ki bunların hiçbir tanesi Roket Bilimi değildir.
 
 
 
 
 
 
ô  Sektörel bazda bakıldığında tekstil sektöründe ciddi karlılık sıkıntılar gözleniyor. Ancak bu sektörde bazı segmentlerde karlılık açısından doğru şirketler de yer alıyor? Bu anlamda şirketlerin karlılık açısından sağlıklı bir düzeye gelmeleri için ürün kategorilerinde değişikliğe mi gitmeleri yoksa sektörden çıkmaları mı daha doğru bir tercih olur?
 
 
 
 
Şunu belirtmemiz gerekiyor; Örneğin Türkiye’de kaç adet Un Fabrikası vardır? Şöyle bir hayal edin. Yaklaşık 3 – 4 Trilyon TL sermaye ile kurulacak bu fabrikadan kaç tane vardır?  Tam 1091 tane Un fabrikası var. Ancak Türkiye’nin ihtiyacı olan Un Fabrikası sayısı ise 480 adettir. Tüm ülkede un fabrikalarının çoğu 1/3 kapasiteyle çalışmaktalar. Şimdi bu yaklaşımla baktığımızda yatırımcıların bu sektörden çıkmaları gerekir. Ancak yaptığımız özel bir “Fark Yaratma”, “Maliyetlere Odaklanma” ve “Satış ekibini karlılık bilinciyle yetiştirmeyle” firmanın karlılığının ve satışlarını ciddi miktarda artırmak mümkün ve biz bunu gerçekleştiriyoruz. Yani önemli olan sektörünüzdeki durum ve rekabet değil, sizin Karlılık Modellerini bilmeniz ve uygulamanızdır. Yapılması gereken sektörden çıkmak değildir, çünkü yönetim önce bildiği işi yapmalıdır. Dünyanın en zenginlerinden Paul Getty derki; “Zengin olmanın birinci kuralı; Para, Bildiğin işten kazanılır”.